1G

0

1G, kablosuz telefon teknolojinin (mobil iletişim) ilk jenerasyonudur. 1980 yılında Analog telekomünikasyon standartları olarak teknoloji dünyasına kazandırılan 1G bağlantısının yerini bir süre sonra 2G almıştır.

1G ile 2G arasındaki temel farklılık, 1G bağlantısında analog, 2G de ise dijital bağlantının kullanılmasıdır. Her iki sistemde de radyo kulelerine bağlanmak için dijital sinyal kullanılsa da, 2G’de görüşme sırasında ses dijital sinyallerle kodlanır. 1G’de ise 150 MHz ve üzeri frekansa modülasyon sağlanır.

Ticari olarak ilk otomatikleştirilmiş hücresel veri (1G) Nippon Telegraph ve NTT tarafından 1979 yılında Japonya’da kullanıma sunulmuştur. İlk olarak Tokyo’da faaliyete geçen bu sistem, NTT şirketinin büyümesiyle ülke çapında kullanılmaya başlanmış ve tüm ülkede 1G bağlantısı sağlanmıştır.

Yine bu yıllarda Danimarka, Finlandiya, Norveç ve İsveç’te, NMT sistemi kurulmuş, sonrasında NMT uluslararası dolaşabilirliğe sahip ilk mobil cihaz bağlantısı olmuştur. Amerika’da ilk mobil bağlantı Chicago merkezli Motorola DynaTAC’i kullanan Ameritech tarafından sağlanmıştır.

1G’nin avantajları

1G’de hücresel veri teknolojisi kullanılır ve böylelikle hücreler arası geçiş ile iletişim sağlanır. 1G geniş kapsama alanı ve yüksek kapasiteye sahiptir. Yük dağıtım olanağı tanır.

1G’nin dezavantajları

1G’de analog veri akışı teknolojisi kullanıldığından sinyal bozulması durumuyla karşılaşılabilir. Bir kullanıcı her 1G telefon görüşmesini dinleyebilir. Kişiler veri iletişimi hizmetlerinden faydalanamaz.

1G’de mevcut olan dezavantajlar sebebiyle 2G standartlarına geçilmiştir. 1G’de yalnızca sesli konuşabilirken, 2G beraberinde SMS yollama imkanını ve 1G’ye kıyasla daha iyi bir ses kalitesini getirdi.